istanbul tarihi yerler

ASKERİ MÜZE

II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Ahmed Muhtar Paşa kurmuştur. Aya İrini Kilisesi’nde açılan Askeri Müze’de Türk ordusunun çeşitli dönemlerine ilişkin giysiler, saıvaş kıyafetleri, ele geçirilen düşman sancakları, Türk sancakları, mızraklar, gürzler, kılıçlar, kalkanlar, zırhlar bulunmaktaydı. Büyük savaşlarla ilgili pek çok belge ve istanbul’un alınışında Halic’in ağzını kapatan kalın zincir, burada sergilenmekteydi. ikinci Dünya Savaşı sı rasında İstanbul’daki pek çok değerli müze eşyasıyla birlikte Askeri Müze’dekilerin büyük bir bölümü de Anadolu’ya taşmmış- tır. Askeri Müze, 1950′den sonra Harbiye deki I.Ordu Komutanlığı yapısına taşınmış-tır; daha sonra yeni ve büyük bir müzenin yapanına başlanmıştır. Yapım sürmektedir.Askeri Müze I .Ordu yapısının İstanbul Spor
ve Sergi Sarayı’na bakan yüzünde çok küçük bir devamı »

Eski Şark Eserleri Müzesi

Arkeoloji Müzesi yanındadır. 1963-1973 arasında çağdaş müzecilik anlayışına göre yeniden düzenlenmiştir. Buradaki yapıtlar, dört ana bölümde sergilenmektedir:
Mezopotamya: Sümer, Akad, Asur ve Babil uygarlıklarına ilişkin buluntular, Mezopotamya’nın gelişimini belgeleyecek biçimde tarihsel dizin içinde sergilenmektedir. Mühür koleksiyonu önemlidir.
Mısır: İÖ 3000-İS 600 arasındaki buluntular sergilenmektedir. Bunların bir bölümü 1894′te Hidiv Abbas Paşa’ca armağan edilmiş , bir bölümü de Anadolu kazılarında bulunmuştur. Yapıtlar arasında taş ya da tunç heykelcikler, ağaç lahidler, gömüt buluntuları vardır.
Anadolu: İlk Tunç Çağ, Hitit İmparatorluk Dönemi, Geç Hitit Dönemi buluntuları sergilenmektedir. Bunlar arasında Hat-tuşaş. Zincirli ve Karkamış kazılarında ortayaı çıkarılmış çok çeşitli yapıt bulunmaktadır.
Arabistan: Bu koleksiyonda Arabistan Yarımadası’mn İslamiyet öncesi kültürlerine ilişkin yapıtlar vardır.
Müzenin en değerli parçalan arasında Asur Kralı II. Salmanasar’ın heykeli, Hitit devamı »

İstanbul kuş evler

Türk mimarisinde kuş evleri Klasik Dönem Osmanlı mimarisiyle (XV. yy) birlikte ortaya çıkmış, XIX.yy sonlarına değin ulusal mimarinin ilginç bir ayrıntısı olarak sürmüştür.
Kuş evlerinin en güzel örnekleri İstanbul’un anıt yapılarında görülebilir. Yangınlar yüzünden günümüze ancak taş ve tuğladan yapılanları ulaşabilmiştir.
Kuş köşkü, kuş sarayı da denilebilen bu evler, yapıların bol güneş alan, sert rüzgârlardan korunaklı yüzlerine ve ulaşılamayacak yüksekliklere yerleştirilmiştir.
Kuş evlerinin bulunduğu yapılar çok çeşitlidir. Bunlara değişik yüzyıllardan şu örnekler verilebilir:
XVI. yy’dan Süleymaniye ve Bali Paşa camileri, Büyükçekmece Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü.
XVII. yy’dan Yeni Cami.
XVIII. yy’dan Nuruosmaniye, Fatih, Laleli, Üsküdar Ayazma, Selimiye camileri; Çarşıkapı’da Kara Mustafa Paşa Medresesi, Saraçhane’de Hüseyin Paşa Medresesi ve Mektebi, Bayezid Seyyid Hasan Paşa Medresesi, Fatih’te Feyzullah Efendi Medresesi, Vezneciler’de Ragıp Paşa Mektebi, Ayasofya’da I.Mahmud Kütüphanesi, Laleli’de Sultan III. Mustafa Türbesi, Büyük Yeni Han, Laleli’de Çukurçeşme Hanı, Bayezü’ta Hasan Paşa Ham.
XIX. yy’dan Balat’taki kimi evler ve Darphane.
Her çeşit teknik kaygıdan uzak bu süsyapıları, mimari biçimleriyle iki gruba ayrılır. Birinciler, yapıların yüzünde tek ya da yan yana birkaç küçük delikten oluşur. Bunların dışa çıkıntısı ya çok azdır, ya da hiç yoktur. Süleymaniye Camisi, Yeni Cami ve Büyükçekmece Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü’ndeki kuş evleri bu türe örnektir. İkinci gruptakiler, bulundukları yüzeyden çıkıntılı, özenle yapılmış evlerdir. Kimileri konsollar üstünde cumba gibi ileriye doğru uzanır. Yüzleri, kemerli kapı ve kafesli pencerelerle süslü, üstleri çatı ya da kubbeçiklerle örtülüdür. Kimileri de sütuncukların taşıdığı revaklarla çevrili, birbiri üstünde yükselen balkonlu çok katlı yapılardır.
Olağanüstü işçilikleriyle en görkemli kuş köşkleri, Üsküdar’daki Cedid Valide, Ayazma ve Selimiye camilerindekilerdir.
Cedid Valide Camisi’ndeki kuş köşkleri minareleri, yüksek kasnaklı devamı »

FATİH CAMİSİ ENEZ AYASOFYASI

FATİH CAMİSİ ENEZ AYASOFYASI Enez’in en önemli yapıtı olup, 1962′ye değin cami olarak kullanılmıştır. Günümüzde yıkıktır. Bizans Dönemi’nden olan yapı, oldukça büyüktür. Köşe duvarlı, haç planlı kiliseler grubundandır. Tonozlarla örtülü üç bölümlü giriş holünün (narthex) önüne, yine Bizans Dönemi’nde bir dış narteks eklenmiştir. Osmanlı Dönemi’nde narteks değiştirilmiş, sol bölüm odaya dönüştürülmüştür. İçte, planı oluşturan haçın batı kolu öbürlerinden uzundur. Yanında bu bölümden çifte kemerle ayrılmış uzun köşe odaları vardır. Yapının özgün biçiminde orta mekânın (naos) kasnaktı bir kubbeyle örtülü olduğu bilinir. Ancak, daha Bizans Dönemi’nde çöken kubbenin yerine XIX. yy’da ahşap tavan yapılmıştır. Yazılı kaynaklarda yapının XVIII. yy başlarında büyük bir onarım gördüğü bildirilmektedir. Kalem işi süslemeli ahşap tavanın, 1962′de yapılan incelemelerde var olduğu bilinmektedir. Günümüzdeyse orta bölümün üstü açıktır.

Yapının içinde, kimi yerlerde Bizans Dönemi’nden fresk kalıntıları ve süslemeli mermer frizler görülmektedir. Ayrıca, molozla örtülü orta bölümün de mozayikdöşeli olduğunu gösteren izler vardır.

Osmanlı Dönemi’nde, kuzeydeki kola kapı açılmış, güneydeki kpla da mihrap ve minber yerleştirilerek yapf camiye dönüştürülmüş, Fatih Camisi adını almıştır. Minare, sağda ana apsisle devamı »

MİHRİMAH SULTAN KÜLLİYESİ – istanbul

İstanbul Edirnekapı’dadır. Yapım tarihiyle ilgili değişik görüşler vardır, ancak XVI. yy ortalarında Mimar Sinan’ın yaptığı kesindir. Külliye, cami, medrese, sıbyan mektebi, hamam, türbe ve dükkânlardan oluşmaktadır. Cami, Sinan’ın özgün bir denemesi olarak nitelenmektedir. Sanatçı burada iç mekânı genişletmiş, merkezi kubbeyi kuzeyden destekleyen yarım kubbeyi kaldırmıştır. İki yanda üç kubbeli bölümler ana mekânı bütünlemektedir. Son cemaat yeri; dördü mermer, dördü granit sekiz sütuna oturan yedi kubbeyle örtülüdür. Baklava başlıklı 16 sütunlu şadırvan, XVI. yy’ın tüm özelliğini yansıtmaktadır. Ak mermer mihrap, mukarnas ve altın yaldız süslemelidir. Mermer minber rumi, palmet, geometrik geçme kafeslidir. Caminin iç duvarları ve kubbe, kalem işleriyle bezenmiştir. Minare XIX. yy’da Barok üslupta yenilenmiştir. Bakışık planlı çifte hamam haç biçimi eyvanlı, köşe hücrelidir. Ortadaki büyük kubbe, yarım devamı »

istanbul Klasik Arkeoloji Müzesi

Gülhane Parkı ile Topkapı Sarayı arasındaki alandadır. Müze yapısını Mimar Vallaury yapmıştır. 1891′de yapımına başlanmış, 19O8′de çeşitli eklerle son biçimini almıştır. Mimarisi Yunan tapınaklarını andırmaktadır. Tarih öncesinden, Bizans’a değin, Anadolu ve dışından çeşitli kültürlerin yapıtları sergilenmektedir.
1846′da Tophane Müşiri Damat Fethi Paşa tarihsel yapıtların toplanması konusunda

Üst kat salonlarında, tarih öncesinden Bizans’a değin keramik, süs eşyası, küçük buluntular sergilenmektedir. Ayrıca İslam öncesi ve İslam dönemlerine ilişkin çok zengin bir sikke (para) koleksiyonu vardır.
Yine üst katta, tarih, arkeoloji, sikke-bilim ile güzel sanatlara devamı »

İshak Paşa Oteli – İstanbul

İshak Paşa Oteli

İshak Pasa Konağı, Şehrin merkezinde Sultanahmet camii, Ayasofya ve Topkapı sarayına yürüyüş mesafesi uzaklıktadır. Otel İshak Pasa Konağı Özellikler; 2 Osmanlı odası, 2 balayı odası ve 15 standart oda olmak üzere toplam 19 odadan oluşmaktadır.

İshak Pasa Konağı Oda Özellikleri; Merkezi sistem havalandırma, Tv. (kablolu yayın), internet bağlantısı, direkt telefon, mini bar, banyoda (wc, duş, fön makinesi) mevcut bulunmaktadır.

Servis ve Hizmetler: Otel İshakpaşa Konağında sunulan hizmetler; Split klima, merkezi ısıtma, bahçe, tv odası, kablosuz internet, sınırsız internet, çamaşırhane, ütü, kuru temizleme, resepsiyonda kasa, 24 saat oda servisi, telefonla doktor hizmeti, otopark bulunmaktadır.

Ulaşım: İstanbul Otel İshak Pasa Konağı Denize 300 m. Atatürk Hava Alanı 19 km. mesafededir. Adres: İshakpaşa Cad. no: 15 Sultanahmet – İstanbul.

Yeme ve İçme: Otel İshakpaşa Konağı Oda kahvaltı, devamı »

Lamartine Oteli – İstanbul

Lamartine Oteli İstanbul Tarihi yerlere ve eğlence mekanlarına birkaç dakikalık uzaklıkta Taksim merkezinde Lamartine Otel hizmet vermektedir.

Lamartine Otel’de; toplam 67 oda ile hizmet vermektedir. Lamartine Otel oda özellikleri; merkezi (ısıtma ve klima), banyoda (wc, duş, fön makinası, telefon), elekronik sistem kartlı kapı kilidi, duman dedektörü, mini bar, direkt telefon, tv (kablolu yayınlı) internet bağlantısı, mevcut bulunmaktadır.

Servis ve Hizmetler: Merkezi (ısıtma ve klima), 24 saat oda servisi, bebek bakıcısı, kasa, otel doktoru, posta ofisi, fotokopi, çamaşır ve kuru temizleme, güzellik salonu, döviz değiştirme hizmet olanakları Lamartine Otel’de bulunmaktadır.

Toplantı ve Seminerler: Lamartine Otel’de; 2 toplantı salonu (110 max. kapasite) tepegöz, beyaz tahta, slayt projektör, flipchart, ses sistemi, mikrofon, video player, televizyon, faks olanaklarından faydalanabilirsiniz.

Ulaşım: İstanbul Otel Lamartine konumu: Atatürk devamı »

GALATA KULESİ

1348′de Cenevizliler’ce Galata surlarının başkulesi olarak yapılmıştır. İstanbul’a büyük zararlar veren 1509 depreminde, Galata surlarının da yıkıldığı ve Mimar Hayreddin’in onardığı bilinmektedir. Osmanlı Dönemi’nde çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. XVI. yy’da Kasımpaşa Tersanesi’nde çalışan tutsaklarınzindanı olan kule, XVIII .yy’da yangın gözetleme yeriydi. Kule, 1794′teki yangında tümüyle yanmış, daha sonra dört yana çıkıntılı pencereli bir kat yapılıp sivri külahla örtülmüştür. 1875′te fırtınada külah zarar gördüğünden, sekiz köşeli ahşap bir kat yapılmıştır. 61 m yükseklikte olup, bodrum ile 12 katlıdır. Cenevizliler devamı »

Fatih Külliyesi

Osmanlı Devleti’nde külliyeler, kentlerin kurulması ya da Türkleştirilmesi’nde çok etkili olmuş, gelişimin çekirdeğini oluşturmuştur, istanbul’un alınması külliye mimarisini hızlandırmıştır. Bu dönemden başlayarak Osmanlı kentlerinde selatin külliyeleri (sultan adına yapılan) denilen büyük yapı toplulukları doğmuştur. 1462/1463- 1470′te Mimar Sinan-ı Atik’e yaptırılan Fatih Külliyesi, Selatin Külliyeleri geleneğinin ilk adımını oluşturmuştur. Bu külliye, yapıların biçimi, bakışık düzende yerleştirilmesi ve genel mimarisiyle bu türün baş yapıtlarındandır.
Külliye, cami, medreseler (Semaniye ve Tetimme), darüşşifa, tabhane, imaret, kervansaray, sübyan mektebi, kitaplık, hamam (Irgatlar Hamamı), Saraçlar Çarşısı, Deve Hanı, Fatih ve Gülbahar Sultan türbelerinden oluşuyordu. Bu yapılara, daha. sonra Carullah Efendi ve I. Mahrnud kitaphklanyla Nakş-ı dil Sultan Türbesi eklenmiştir.

Cami ve kimi yapılar 1509 depreminde yıkılmış, II. Bayezid döneminde onarılmıştır. 1765/1766 depreminde caminin tümüyle yıkılan büyük kubbesi onarılmaz duruma gelmiştir. Bunun üzerine III. Mustafa, yapıyı 1767-1771 arasında mimar Tahir Ağa’ya yeniden yaptırmıştır. Sağdaki Tetimme medreseleri, cadde ge-nişletilirken yıktırılmıştır. Soldakiler ise ilkokul yapımıyla birlikte onarılmıştır. Saraçlar Çarşısı ve Irgatlar Hamamı 1916 yangınında ortadan kalkmıştır. Deve Ham adıyla bilinen kervansaray, tabhane avlu duvarı boyunca uzanan tonoz örtülü, iki uzun mekândan oluşmaktadır.

Mimar Sinan-ı Atik ilk camiyi kentin ortasındaki tepelerden birine, Haghion Apostolon (on iki havari) Kilisesi’nin yerine yapmıştır. Bu yapıyla ilgili belgelerin en önemlisi Melchior Lorich’in gravürüdür. İkinci önemli belgeyse, külliyenin Köprülü Su Yollan haritasındaki resmidir.

Mimar Tahir Ağa, camiyi daha değişik bir plana göre yenilemiştir. Cami ve şadır-vanlı avlusu, genel avlunun ortasında olup, külliyenin merkezini oluşturmaktadır. Eski cami, 7 kubbeli son cemaat yeri, ortada büyük, mihrap yönünde yarım, doğu ve batıda üçer küçük kubbeyle örtülü ana devamı »

istanbulun tarihi hanları

SİMKEŞHANE: Beyazıt’ta cadde üstündedir. Üç katlı, tek avlulu hanlar planında olan yapı Osmanlı sivil mimarisinin önemli örneklerindendir. 1463 tarihli yazıtı vardır. İstanbul’un alınmasından sonra yapılan ilk darphane olup, Fatih burada ilk sikkeyi bastırmıştır. Evliya Çelebi “kale misali” bir yapı olduğunu, 161 oda ve 21 dükkândan oluştuğunu yazmaktadır. XVIII. yy başında, III. Ahmed döneminde, annesi Emetullah Hatun yapıyı onartarak bir sebil ve mescit ekletmiştir. Günümüzde de büyük onarım geçirmiş, Halk Kitaplığı’ na dönüştürülmüştür.
BALKAPANI HANI: Yeni Cami’yle Küçükpazar arasındadır, istanbul hanlarında görülen yapım biçimi yanında, Bizans yapı tekniği gösteren tek örnektir. Yazıt-sızdır, yapım tarihi ve mimarı bilinmemektedir. Mimari üslubuyla XVI. yy’a tarihlen-dirilmektedir. Tek avlulu, iki katlı ticaret hanları planında, özgünlüğünü koruyabilmiş bir yapıdır.

BURMALI HAN: Eminönü, Rüstem Paşa Mahallesi’ndedir. Rüstem Paşa, 1556′ da Mimar Sinan’a yaptırmıştır. Mahkeme yapısı olup, daha sonra han olarak kullanılmaya başlanmıştır. U biçimi planlı, yarım avluludur. Taş ve tuğla örgü düzeninde, rev aklı iki katlı bir yapıdır.
XVI. yy’in, külliye hanları dışında kalan örnekleri arasında Büyük Çorapçı Hanı (Mahmutpaşa), Kurşunlu Hanı (Galata), Leblebici Hanı (Eminönü) sayılabilir. Bu yapılar tek avlulu, iki katlı hanlar grubun-dandır.

BÜYÜK VALİDE HANI: Çakmakçılar Yokuşu’nda, Tarakçılar Sokağı karşısmda-dır. Yazıtsızdır, kaynaklarda XVII. yy yapısı olduğu, IV. Murad’ın annesi Kösem Sultan’ın yaptırdığı bildirilmektedir. İki katlı, üç avlulu planıyla han mimarisinin mini belgeleyen önemli bir yapıdır. Çok yıkıktır.
XVII. yy han mimarisinin öbür örnekleri arasında Vezir Hanı devamı »

DAMAD İBRAHİM PAŞA KÜLLİYESİ

İstanbul Şehzadebaşı’ndadır. 1720′de Nevşehirli Damad İbrahim Paşa yaptırmıştır. Yapılar bir avlu çevresine dizilmiştir. Bunlar Damad İbrahim Paşa Darülhadisi olarak anılmaktadır. Çeşme, sebil ve mezarlık cadde üstündedir. Taçkapı, Şehzade Camisi yönündedir. Taçkapının sağındaki oda, mescit işlevindedir. Kitaplık, mescidin karşısında, kare planlı bir yapıdır. Kubbe trompları mukarnas frizlidir. Güney ve batısı revaklıdır. Yapının kalem işi süslemeleri Lale Devri özellikleri göstermektedir. Medrese odaları avluyu U biçimi çevrelemektedir. Sekiz köşeli, mermer şadırvan devamı »